Pazar, Şubat 25, 2007

İnternet girişim platformu olursa kazanırız!

Kozmopolit Gazetesi'nin 2 hafta önce yayınlanmış olan 2. sayısında yer alan yazımı gazeteye ulaşamamış olabilecek okuyucularım için yayınlıyorum.

Yeni nesil web servislerini konuşurken, bu konuların içinde en çok dile getirdiğimiz terim olan Web 2.0’ı ilk kez 2005 yılının Ekim ayında kişisel blogumda dile getirdiğimde, yazımın son cümlesi olarak şöyle yazmıştım:

“Tüm bunları yine aynı amaç için paylaşıyorum. Fırsatlar var ve değerlendirilmeyi bekliyorlar!”

Aradan geçen yaklaşık 1,5 yıl içinde dünya bu alanda büyük yollar alırken, ülkemizde de işin düşünce boyutu yerini eyleme bırakmış oldu.

Satın almalar gerçekleşti, birçok alanda yeni nesil web girişimleri hayatımıza girdi. Bu girişimlerin birçoğu kişisel olsa bile, internet alanına dönük şirketleşme de eskisine göre daha büyük önem kazandı ve özellikle genç beyinlerin bu alana olan inançları internetin ülkemiz için bir girişim platformu olma yolunda değer sahibi olmasını sağladı.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Mobile Monday toplantısındaki konuşmamda dile getirdiğim ve sunumumda da yer alan cümle şuydu:

“İnternet eğlence ve bilgi platformudur. Türkiye için girişim platformu olursa başarı kaçınılmaz.”

Evet, internet ülkemiz için arkadaşlık, video, müzik, oyun gibi eğlence içeriklerine ulaşmak ile birlikte çeşitli konularda bilgi sahibi olmak amacıyla da kullanılmaktadır, diğer tüm ülkelerde olduğu gibi.

Ancak gelişmekte olan ülkeler statüsündeki ülkemizin yazılım ve donanım alanlarındaki global başarı potansiyelini kaçırmış olmasını göz önüne alırsak, buna bir de pratik düşünce ve fikir sahibi genç nüfusu yani genç beyinleri eklersek, interneti bir tür girişim platformu olarak kullanmak hem servis alanındaki global başarımızı destekleyebilecek hem de ülkemizdeki sosyal güvence ve yaşam kalitesini de doğru orantılı olarak etkileyecektir.

Tüm bunlara bağlı olarak aktarmak istediğim kişisel görüşüm şudur ki, internet ülkemiz için hem içeride hem de dışarıda güçlü bir girişim platformudur ve Web 2.0’ın ülkemize sağlayabileceği katma değerin en önemli aracıdır.

Bu girişim platformunu doğru kullanmak ve doğru getiriyi sağlamak elbette bizlerin ve girişimci beyinlerin elindedir.

Geçtiğimiz günlerde büyük bir şirketler grubunun üst düzey yetkililerinden birisi ile konuşurken bana Web 2.0 alanındaki girişimlerin risk sermayesi yatırımlarının ve bu girişimlerin giriş maliyetlerinin ne seviyede olduğunu sordu. Kendisine dünyada birkaç milyon dolar seviyesinde risk sermayesi değerleri konuşulurken, ülkemizde birkaç yüz bin dolara bırakın gelişmiş seviye risk sermayesini, melek yatırımın hatta tümüyle bir servis yatırımının bile mümkün olabileceğini söyledim. Üst düzey yetkilinin bana verdiği cevap bu yatırım maliyetlerinin kendilerinin yaptığı yatırımların binde birinden az olduğu yönündeydi.

Bugün ülkemizde kişisel özveri ve aylık birkaç yüz dolarlık maliyetle kurulmuş servislerin yıllık getirisinin yüz milyarlar seviyesinde olduğu gerçeğinin yanında, bu alanda piyasaya sürülmüş servislerin 6-12 ay arasında milyon dolara yakın değerlere alıcı buluyor olmasını düşündüğümüzde, sanırım yukarıda bahsettiğim girişim platformu yaklaşımı birçoğumuza sıcak gelecektir.

Bir de bu tür girişimleri global pazarlara dönük modellediğimizde başarılı olunması durumunda söz konusu kazançlar çok daha iştah kabartıcı olacaktır.

Elbette bir kıstas olarak kabul etmemek gerekir ama internetin kendi doğası gereği global olduğunu düşünürsek, MySpace’in aylık 25 milyon dolarlık(1) reklam geliri herhalde yukarıda bahsettiğim girişim platforumu vizyonuna son derece değer katacaktır.

Peki, tüm bu girişim platformu ve pozitif değerlerin yanında acaba hangi alanlar önümüzdeki 6 ay için internet girişimcilerine hızlı geri dönüşler sağlayacaktır diye soracak olursanız, hemen cevap verebilirim.

Ülkemizde internet alanındaki reklam harcamaları şu an için büyük medya siteleri ile yüksek ziyaretçi kapasitesine sahip web siteleri arasında paylaşılmaktadır.

Nedeni ise internette henüz hedef odaklı reklam kültürü yerine yoğun ziyaretçi geri dönüşü sağlayan yaklaşımların göz dolduruyor olmasıdır.

Bir süre sonra, ki bu süre için çok da bekleyeceğimizi düşünmüyorum, bu yaklaşım yerini hedef odaklı ve geri dönüşün değer yarattığı platformlara bırakacaktır.

Böyle bir reklam yaklaşımının hakim olması durumunda ise aranan servisler özel ilgi ve dominant kullancı profiline sahip web girişimleri olacaklardır.

Bu tezimi göz önüne alacak olursanız dikkati dünyada yeni nesil reklam mecralarının arasında göz bebeği olan sosyal ağlara (social network) çevirmek doğru bir aksiyon olacaktır.

Tabi ki sosyal ağ servisleri son derece geniş kitleleri bünyesinde barındırıyor ve ülkemizde de bu alandaki rekabet yoğun olarak yaşanıyor. Durum böyle olunca da benim önerim hem hedef odaklı reklamı cezbedecek hem de girişim riskinizi minimuma indirecek olan özel ilgi alanlarına dönük sosyal ağlar olacaktır.

Özel ilgi alanlarına dönük sosyal ağlar dediğimde kastettiğim ise sanırım son derece açık. Belirli bir ilgi alanına dönük kullanıcı kitlelerini biraraya toplayabileceğiniz web girişimleri.

Bir diğer önemli girişim fikri ise özellikle ülkemizdeki web servislerinin ve kullanıcıların ihtiyacı olan veri kaynakları.

Bugün ülkemizdeki herhangi bir servisin belirli alanlar hariç, haftalık, aylık ya da günlük dış veriye ihtiyaç duyduğu durumlarda başvurabileceği tek kaynak insan gücüdür.

Örnek vermek gerekise sinema bilgileri, nöbetçi eczane bilgileri, trafik bilgileri gibi değerler elektronik olarak paylaşılamamaktadır.

Evet doğru, bu bilgilerin birçoğu çeşitli servisler tarafından sunuluyor durumdadır ancak hiçbiri hava durumu ya da döviz bilgileri gibi otomatik sahip olunan bir veri kaynağından alınamamaktadır. Tüm veri girişleri manuel olarak kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir ki bu da girişimler için ek insan kaynağı maliyeti yaratmaktadır.

İşte bu tür bilgileri yeni nesil web servislerine sağlamak hem ülkemizdeki girişim potansiyelini artırmak hem de kullanıcılara doğru bilgiyi ulaştırmak adına değer yaratacaktır. Aynı zamanda bu tür bir servisin sağlanan veri başına ücretlendirilmesi ise eminim birçok şirket tarafından da yadırganmayacak, aksine olumlu olarak karşılanacaktır. Sonuç olarak da kazanan veri sağlayıcı konumunda olan girişimci olacaktır.

Elbette ülkemiz için girişim platformu olan internetin günümüz fırsatlarını listelemek şu an için yazmakla bitmeyecektir. Ama burada vermeye çalıştığım iki potansiyeli güçlü fikir zaten işin ana fikrini eminim sizlere vermiştir.

Tekrar gündem konumuzun özüne inmem gerekirse, internetin ülkemiz için bir girişim platformu olarak değer görmesi birçok alanda gelişimi destekleyecektir ve bu gerçekten diğer alanlarda olduğu kadar riskli ve maliyet gerektiren bir çalışma olmayacaktır.

Önemli olan fikir ve inovatif düşünceyi hayata geçirmektir. Çok yaratıcı fikirler değil, yenilikçi fikirler internet alanındaki başarı için yeterli olacaktır.

Bana göre Web 2.0 konsepti ülkemizin sosyo kültürel pozisyonuna diğer tüm yaklaşımlardan çok daha yakın durumdadır, ve özellikle toplumsal değerlerimiz açısından girişimlerin başarıya ulaşması konusunda en pozitif dönemi göstermektedir.

Bu aşamadan sonra önemli olan eğlence ve bilgi platformu olan internete biraz da girişimci gözüyle bakmaktır. Eğer toplum olarak bu başarı anahtarına sahip olabilir ve bakış açımızı genişletirsek, internetin hatta kapsamı daraltırsak Web 2.0’ın belki de toplumsal olarak sağlayabileceği en büyük faydaya hep birlikte şahit olmuş olacağız.

Kaynak:
(1)
http://mashable.com/2007/02/09/myspace-makes-25-million-a-month-in-ads/

1 yorum:

KENAN ALPOGAN dedi ki...

Sayın Arda Kutsal,Web 2.0,4G ve yakında çıkması planlanan Vımax gibi teknolojiler gerçekten,global çapta gelecek vaad ediyor.İnanın sadece benim bu alanda büyük sükse yapacağına inandığım,global bir marka haline gelebilecek birkaç iş fikrim var.Ancak ben yazılım bilmiyorum.Yani ben nasıl iş fikirlerimi,Web 2.0'da hayata geçiricem? Web 2.0 teknolojisini kullanarak web sitesi tasarlayan,web programcılığı yapan kaç firma var Türkiye'de? ve benim gibi öğrenci birisinin iş fikrine Türkiye şartlarında kim finansman sağlar.Bu soruları soruyorum çünkü benle aynı derdi paylaşan yığınla genç beyin olduğunu biliyorum.Ben sadece şunu söylüyorum bizim ihtiyacımız para değil,teknoloji..Bu konuda destek arıyoruz sevgili Arda Kutsal.İlginiz için teşekkür ederim