BusinessWeek'de yer alan kapak konusu uzun süredir üzerinde düşündüğüm ve merak ettiğim bir noktaya ışık tuttu.
Why The Economy Is A Lot Stronger Than You Think
Şirketlerin karlılıklarının artması, yarattıkları katma değerli işler ile orantılıdır. Aynı şekilde ülkeler içinde bunu söyleyebiliriz.
Ekonomisinin can damarı Bilgi Teknolojileri olan coğrafyalarda, yaratılan değer ve bunun yaşam kalitelerine etkisi elbetteki gözardı edilemeyecek katsayılar taşımaktadır.
Ülke ekonomisinde büyük sıçramalar, aynen şirketlerde olduğu gibi değer yaratacak çalışmaların hayata geçirilmesi ve makro boyutta inovasyon ile mümkündür.
Yukarıda linkini verdiğim makale bu noktada devreye giriyor ve ölçülen ekonomik değerlerin gerçeğin altında olduğunu çünkü bu hesaplamalar esnasında ARGE harcamaları, yeni ürün geliştirme yada uzun vadede büyük değer yaratacak eğitim yatırımlarınının GSMH içinde yer almadığını, elde edilen rakamların bu mali değerleri kapsamadığını anlatıyor.
Kısacası, soyut ve somut sermaye olarak adlandırabileceğim konseptler üzerine biraz düşünmemizi sağlıyor.
Bilgi dünyasının yarattığı gerçek değerleri, bilgiye yatırım yapmanın faydalarını ekonomik boyuttan görebilmek için BusinessWeek'deki yazıyı okumanızı öneriyorum.
Why The Economy Is A Lot Stronger Than You Think
Perşembe, Şubat 09, 2006
Salı, Ocak 24, 2006
Reklam 3.0
Dünyanın en büyük şirketlerinden Google, gelirinin büyük bölümünü reklam satışlarından elde ediyorsa ve bunun yanında reklamlar konusunda hala dile getirdiğimiz problemlerimiz varsa (bkz.: Google AdWords'e gözümüz alıştı!, İki kişi konuşurken üçüncü ne yapar?), demek ki hala farklı reklam modelleri dahilinde çözümler söz konusudur.
Bu da demek oluyor ki Google AdWords daha başlangıç, ve bu alanda değişimler çok yakında karşımıza çıkacak.
Klasik reklam anlayışını Reklam 1.0 olarak adlandırırsak, Google AdWords ile başlayan sürece, diğer bir deyişle, web'e sıçrayan sürece Reklam 2.0 diye bakabiliriz.
Reklam 3.0 'a biraz daha süre var gibi, ama isterseniz Reklam 2.1 için fırsatları düşünmeye başlayabilirsiniz.
Bu da demek oluyor ki Google AdWords daha başlangıç, ve bu alanda değişimler çok yakında karşımıza çıkacak.
Klasik reklam anlayışını Reklam 1.0 olarak adlandırırsak, Google AdWords ile başlayan sürece, diğer bir deyişle, web'e sıçrayan sürece Reklam 2.0 diye bakabiliriz.
Reklam 3.0 'a biraz daha süre var gibi, ama isterseniz Reklam 2.1 için fırsatları düşünmeye başlayabilirsiniz.
Google AdWords'e gözümüz alıştı!
Google AdWords servisini ilk çıkartığı dönemlerde, web sitelerinde görmeye başladığımız bu text reklamların Google tarafından AdSense servisi ile site sahiplerine ek gelir yaratmak ve bu sayede Google'ın reklam ağını genişletmek için olduğu bilinmiyordu.
Ne mi demek istiyorum? Bu reklamların her iki taraf içinde gelir elde etmek için, yapılan aramalardaki anahtar kelimelere yada yayınlandığını sitenin içeriğine göre seçildiğini bilen kişi sayısı çok azdı. Durum böyle olunca hem text reklama alışık olmayan hemde bu reklamları isteyen kişinin istediği anahtar kelimeye karşılık yayınlayabileceğini bilmeyen kullanıcıya cazip geliyor ve sonuç olarak da bu reklamlara tıklanma oranları yüksek oluyordu.
Artık kullanıcıların AdWords'e yani diğer bir deyişle text reklamlara gözü alıştı. Onların nasıl orada yayınlandığını bilenlerin sayısı arttı. Belki bu reklamların tıklama başına reklamverene faturalandığını bile artık büyük çoğunluk biliyordur.
Bu bilinçli kullanıcı artık yaptığı arama sonucunda karşısına çıkan hemde onun anahtar kelimesini içinde barındıran text reklama kolay kolay tıklamıyor, ve bu negatif trend devam edecektir.
Çünkü gözümüz bu reklamlara alıştı. Çünkü text reklamları artık herkes kullanıyor ve aşağı yukarı herkes aynı cümlelerle reklam yapıyor. Çünkü text reklamların hepsi de bizim için doğru seçim olarak sayılabilecek ürüne gitmiyor.
İşin bir de reklamveren tarafı var ki, text reklamlara yapılan tıklamalar başına Google'a ödeme yapıldığı için, reklamverenler özellikle son zamanlarda SPAM tıklamalardan dolayı AdWords'den bekledikleri performansı alamıyorlar.
Google bence yakın zamanda AdWords'ün ürün gamını genişletecektir.
Farklı reklam alternatiflerini hem AdSense ile site sahiplerine, hemde AdWords ile reklamverenlere sunacaktır. Her ikisinin de hedef kitlesi ziyaretçiler olarak düşünüldüğünde de, gözümüzün alışmadığı bu yeni modeller başarıyı beraberinde getirecektir.
Ne mi demek istiyorum? Bu reklamların her iki taraf içinde gelir elde etmek için, yapılan aramalardaki anahtar kelimelere yada yayınlandığını sitenin içeriğine göre seçildiğini bilen kişi sayısı çok azdı. Durum böyle olunca hem text reklama alışık olmayan hemde bu reklamları isteyen kişinin istediği anahtar kelimeye karşılık yayınlayabileceğini bilmeyen kullanıcıya cazip geliyor ve sonuç olarak da bu reklamlara tıklanma oranları yüksek oluyordu.
Artık kullanıcıların AdWords'e yani diğer bir deyişle text reklamlara gözü alıştı. Onların nasıl orada yayınlandığını bilenlerin sayısı arttı. Belki bu reklamların tıklama başına reklamverene faturalandığını bile artık büyük çoğunluk biliyordur.
Bu bilinçli kullanıcı artık yaptığı arama sonucunda karşısına çıkan hemde onun anahtar kelimesini içinde barındıran text reklama kolay kolay tıklamıyor, ve bu negatif trend devam edecektir.
Çünkü gözümüz bu reklamlara alıştı. Çünkü text reklamları artık herkes kullanıyor ve aşağı yukarı herkes aynı cümlelerle reklam yapıyor. Çünkü text reklamların hepsi de bizim için doğru seçim olarak sayılabilecek ürüne gitmiyor.
İşin bir de reklamveren tarafı var ki, text reklamlara yapılan tıklamalar başına Google'a ödeme yapıldığı için, reklamverenler özellikle son zamanlarda SPAM tıklamalardan dolayı AdWords'den bekledikleri performansı alamıyorlar.
Google bence yakın zamanda AdWords'ün ürün gamını genişletecektir.
Farklı reklam alternatiflerini hem AdSense ile site sahiplerine, hemde AdWords ile reklamverenlere sunacaktır. Her ikisinin de hedef kitlesi ziyaretçiler olarak düşünüldüğünde de, gözümüzün alışmadığı bu yeni modeller başarıyı beraberinde getirecektir.
İki kişi konuşurken üçüncü ne yapar?
Televizyonda sevdiğiniz bir programı seyrederken karşınıza çıkan reklamlardan büyük çoğunluk gibi sizde hoşlanmıyorsunuzdur.
Amerika'da yapılan araştırmalar sonucunda özellikle Tivo kullanıcılarının reklamlar ile ilgili yaklaşımlarını "Dijital dünya ile randevuna geç kalma!" isimli yazımda aktarmıştım.
Peki dergilerdeki reklamlarda, sizi televizyonlardakiler kadar rahatsız ediyor mu? Yada gazetelerdeki reklamlar?
İşte konu bu... Aylık dergileri reklamsız düşünemiyoruz, hatta bir adım ötesinde reklamsız olmalarını istemiyoruz. Gazetelerdeki reklamların varlığını bile kimi zaman hissetmiyoruz, hatta dikkatlice de inceliyoruz. Peki televizyon reklamlarını neden sevmiyoruz?
Çünkü kontrolümüz dışında, istemediğimiz bir anda hayatımıza giriyorlar. Bizim amacımız reklam seyretmekten tamamen farklıyken, bizimle ilgilendiğimiz işin arasına girip rahatsızlık veriyorlar. Tıpkı web sitelerindeki pop-up reklamlar gibi. Hatırlarsanız onları da sevmemiştik... Yanılıyor muyum?
Amerika'da yapılan araştırmalar sonucunda özellikle Tivo kullanıcılarının reklamlar ile ilgili yaklaşımlarını "Dijital dünya ile randevuna geç kalma!" isimli yazımda aktarmıştım.
Peki dergilerdeki reklamlarda, sizi televizyonlardakiler kadar rahatsız ediyor mu? Yada gazetelerdeki reklamlar?
İşte konu bu... Aylık dergileri reklamsız düşünemiyoruz, hatta bir adım ötesinde reklamsız olmalarını istemiyoruz. Gazetelerdeki reklamların varlığını bile kimi zaman hissetmiyoruz, hatta dikkatlice de inceliyoruz. Peki televizyon reklamlarını neden sevmiyoruz?
Çünkü kontrolümüz dışında, istemediğimiz bir anda hayatımıza giriyorlar. Bizim amacımız reklam seyretmekten tamamen farklıyken, bizimle ilgilendiğimiz işin arasına girip rahatsızlık veriyorlar. Tıpkı web sitelerindeki pop-up reklamlar gibi. Hatırlarsanız onları da sevmemiştik... Yanılıyor muyum?
Pazartesi, Ocak 16, 2006
2006 için öngörüler...
Seth Godin'in Squidoo'sunda açtığım 2006 öngörüleri (predictions for 2006) ile ilgili derleme bir lensten, sitenin blog'unda bahsedildi.
Açıkcası adımın geçmesi hoşuma gitti.
Neden sizde sitede daha yoğunluk artmamışken kendi lensinizi yaratıp bilginiz olduğunu düşündüğünüz konu(lar)da başkalarına yardımcı olmuyorsunuz? İşte yine bir fırsat...!
Açıkcası adımın geçmesi hoşuma gitti.
Neden sizde sitede daha yoğunluk artmamışken kendi lensinizi yaratıp bilginiz olduğunu düşündüğünüz konu(lar)da başkalarına yardımcı olmuyorsunuz? İşte yine bir fırsat...!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)