Pazar, Aralık 10, 2006

Hakia'nın Türkçe sayfası imajına zarar veriyor

Dr. Rıza Berkan'ın CEO olarak başında olduğu ve 2007 yılında aktif olarak çalışmaya başlayacak olan anlamlı arama motoru Hakia'nın Türkçe sayfası beni çok şaşırttı.

"about us" sanırım Türkçe'ye "bizzim hakkinda" olarak tercüme edilmez di mi?

En önemli iki pozisyonunda (CEO ve COO) Türk profesyonellerin olduğu şirketin Türkçe sayfasını bu şekilde yayına almış olmaması gerekirdi.

Daha da önemlisi, anlamlı arama yapacak olan bir arama motorunun benim dilimde yazamıyor olması, pazarlama bakış açısıyla ne kadar başarılıdır diye de düşünmeden edemiyorum.

Yarın TIME 2006'dayım...

11-12 Aralık 2006 tarihlerinde Ceylan Intercontinental'de gerçekleşecek olan TIME 2006'ya katılıyor olacağım. Eğer fırsat bulabilirsem ve tabi etkinlik kapsamında internet bağlantısı mevcut olursa konferanslarda konuşulanlardan sizlere özetler yazmayı planlıyorum.

TIME 2006'ya katılacak olup tanışmak isteyen arkadaşlar bana iletişim formumdan mesaj gönderebilirler.

Web 2.0 fikirlerinizin son kullanma tarihi nedir?

Eminim blogumdaki yazılarımı ve Webrazzi'yi okuyan sizlerin özellikle yeni nesil web girişimleri alanında aklınızda birçok fikir vardır.

Aklınızdaki en yaratıcı fikir ne kadar zamandır hayata geçirilmeyi bekliyor?
Sizden önce fikrinizi gerçekleştiren oldu mu?
Fikriniz artık son kullanma tarihini geçirdi ve çöpe mi gitti?

Aklınızdaki fırsata bu kadar çabuk sırt çevirmemelisiniz.

Çok basit bir örnek vermem gerekirse, YouTube'un başarısı ile ülkemizde video servisi açmak isteyen en az 10 girişimci tanıyordum. Tabi bu kişiler sadece düşünen değil, girişimlerini hayata geçirmek için harekete geçmiş olan girişimcilerdi.

Bugün itibari ile izlesene.com, PiknikTube, HaberTurk Video, ve Milliyet Internet TV isimleri ile bu alanda farklı şekillerde hizmet veren girişimler mevcut. Tabi bunun yanında trtube.com ve videoha.com gibi girişimleri de göz önünde bulundurabiliriz.

Şimdi bu durumu düşündüğümüzde sizce ülkemizde video alanında girişim yapmak için artık çok mu geç?

Siz sorumun cevabını düşünürken ben biraz da sosyal ağlara (social network) bakmak istiyorum.

Gayet.net, Yonja.com, Sosyomat.com ve Cember.net yeni nesil web özelliklerini bünyelerinde barındıran girişmler olarak öne çıkıyorlar. Elbette birçok arkadaşlık ve komünite (community) siteleri de yine bu alanda yerlerini çoktan almış durumdalar.

Peki, bu alanda girişim yapmak için çok mu geç kaldınız?

Konuya şöyle açıklık getirmem de fayda olacaktır.
Öncelikle erken kalkan yol alır diye bir gerçeğimiz vardır.
Ama bunun yanında bir başka tarafta ise şöyle bir gerçeğimiz mevcut.
Web 2.0 ya da sürekli kullandığım ismiyle yeni nesil web girişimlerinde hedef, kullanıcı odaklılıktır. Bu konseptin özünde de inovasyon yaklaşımı hakimdir. Bunu da fark yaratmak olarak nitelendirilebiliriz.

Tüm bu yaklaşımların özünde de ağızdan ağıza pazarlama (WOMM) hakim olduğuna göre bu durumda elimizde bazı silahlarımız mevcut demektir.

Girişimimizin coğrafi hedef kitlesi, kullandığınız altyapı ve Web 2.0'a göre modellemiş olmak kriterlerimizi karşıladığınızı düşünürsek birçok fikriniz için hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız.

Bir örnek daha verelim;
Dünyaya yeni bir Flickr'ı olduğu gibi aynı özelliklerle sunarsanız sonuç para ve zaman kaybı olur.

Flickr'ı aynı özellikleri ile Türkiye pazarına sunarsanız başarılı olma ihtimaliniz mevcuttur.

Flickr'ı inovatif eklentiler ile modellerseniz global alanda başarılı olma ihtimaliniz vardır ancak Türkiye'de bu şansınız çok daha yoğundur.

Yukarıda yazdıklarımı göz önünde bulundurup, fikirlerinizi çöpe atmadan önce yapmanız gerekenleri listeleyecek olursam:
  1. Girişiminizin ait olduğu global pazarı ve alternatifleri inceleyin.
  2. Hedef kitlenizin coğrafi konumunu net olarak belirleyin ve incelemenizi buna göre genişletin.
  3. Girişiminizle aynı alanda olmayan ancak birlikte kurgulanabilecek modelleri analiz edin.
  4. Benzer girişimlere olan ilgiyi inceleyin ve bunu potansiyel kullanıcılar bazında değerlendirin.
  5. Kullanıcı yaklaşımlarının ve trendlerin girişiminizle kesiştiği noktaları değerlendirin.
  6. Niş kitleleri ve girişiminizin bu alanlarda yakalayabileceği fırsatları analiz edin.
Bu maddelerin herhangi ikisinde olumlu sonuçlar elde edebiliyorsanız, fikrinizden henüz vazgeçmeyin çünkü son kullanma tarihi geçmemiş olan Web 2.o fikriniz hala başarılı olabilir.

Eğer bu maddelerin hepsinden olumlu sonuçlar elde ediyorsanız hemen şimdi benimle irtibata geçin ki ortaklık koşullarımızı konuşalım. :)

Cumartesi, Aralık 09, 2006

Finansbank telefonu yüzüme kapatsaydı!

Yaklaşık 30 dakika önce Finansbak Genel Müdürlüğü'nden arandım ve yeni gönderdikleri kredi kartımın tarafıma ulaşıp ulaşmadığı soruldu. "Hayır, ulaşmadı" dedim.
"O zaman bilgilerinizi güncelleyebilir miyiz, zamanınız var mı?" dediler... "Evet, var" dedim.

Öncelikle kartımı ulaştırabilecekleri adresimi istediler. Şubeden alabilirim dedim ancak telefondaki bayan bir adres almadan kapatacak gibi durmuyordu. Buna karşılık iş adresimi verdim.

"Ev adresinizi güncelleyebilir miyiz?" dediler.
"Sizdekini söylerseniz doğru yanlış diyebilirim" dedim.
"Bizdekinden bir harf bile farklı olsa güncellememiz gerekiyor." dediler.
"Tamam" dedim bu bilgiyi de kendilerine verdim.
"Doğum tarihinizi gün ay yıl olarak alabilir miyim?" dediler.
"Sizde bu bilgi bulunmuyor mu?" dedim.
"Elbette bulunuyor ama güncellemem gerekiyor" dediler.
"Telefonda bilgi güncellemeyi tercih etmiyorum, dilerseniz şubelerinizden yapabilirim" dedim.
"Finansbank'tan aradığıma dair numarayı görebilirsiniz, tedirgin olmanıza gerek yok" dediler.
"Ben şubeden bilgi güncellemeyi tercih ediyorum" dedim.

Ve... işte beni dumur eden karşılık.

"Tamam şubeden yapın o zaman.... İyi günler!".... Dıııt dııt dııt....! (Telefon kapanır)

Şimdi bu ne paranoya neden telefonda bilgi güncellemiyorsun diyebilirsiniz.

Karşıdaki sesin öncelikle çok da "call center" havasında olmadığını belirtmeliyim. Bunun yanında zaten bu tür yerleri ben aramadığım zamanlarda, bilgi güncellemeye karşı bir rahatsızlığım var. Ki sanırım günümüz toplumunda bu paranoya az bile :)

Kısacası Finansbank'ın telefondaki kişisi bana kendisine bilgi vermek istemedim diye kızdı. Cumartesi sabahı blog yazmak gibi bir amacım yokken beni buna zorunlu bıraktı.

Bu arada unutmadan bir ara size Finansbank'ın bana kredi kartı satmak için 4 kere sanki daha önce hiç aranmamışım gibi telefon etmesini, sonradan kredi kartımı şubeden almam için bırakmasını, o günden bugüne kadar henüz o kartı şubeden alamamama karşın dönem dönem ekstre yollamasını, hatta kampanyalardan haberdar etmesini anlatayım.

Ayrıca henüz Finansbank kartımı kullanmış olamamama rağmen, yeni gelecek kartın "Gold Card" olduğunu da belirtirsem fena olmaz herhalde.

Kısacası Cumartesi günüme güzel başladım :)

Pazartesi, Aralık 04, 2006

İnteraktif Yaklaşım'da karnaval!

Murat Buyurgan'ın "İnteraktif Yaklaşım" isimli blogunu takip ediyorsanız bu hafta Pazarlama Blogları Karnavalı'nın 20. haftasına ev sahipliği yaptığını bildirmek isterim.

Eğer henüz Murat'ın blogundan haberdar olmadıysanız, sizlere katabileceği bilgilerden en kısa zamanda faydalanabilmek için sitesine uğramalı ve RSS'ine mutlaka abone olmalısınız.