Pazartesi, Aralık 12, 2005

Kavrakoğlu'nun 1000. mezunu...!

KMI (Kavrakoğlu Management Institute) tarafından başlatılmış olan e-MBA (Executive MBA) programını 1 yıl süren ve çalıştaylarla zenginleştirilmiş programını başarıyla tamamlamış bulunmaktayım.

Bununla birlikte Kavrakoğlu Yönetim Enstitüsü'nün 1000. mezunu olma şansı da bana güldü ve kendileri tarafından bir de plaketle ödüllendirildim.

Ödül töreninde çeşitli firmaların üst düzey yöneticileri ile birlikte basınında yer alması Hürriyet İK'nda haber olmamı sağladı.

Programı tamamlamış olmakla duyduğum onur, bu ödül ve haberle ikiye katlanmış oldu.

Başta, Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu olmak üzere, tüm Kavrakoğlu Yönetim Enstitüsü'ne teşekkürlerimi sunarım.

Hürriyet İK'nda çıkan haberi okumak için tıklayın.

Cuma, Aralık 09, 2005

Hazır trafik düzenliyken...

Bugün İstanbul trafiğinde, özellikle Boğaz köprüsü yolunda sabah ve akşam saatlerinde yani mesai başlangıçı ve bitişine denk gelen dönemlerde, sürücülerin kurallara ne kadar uyduğunu farkettim.

Şerit değiştirmek yok, korna çalan yok, sağdan soldan sizi sıkıştıran yok, kısacası modern toplumda olması gerektiği gibi bir trafik var.

Ama nedense gün içinde ve diğer zamanlarda bu durum pek de böyle değil. Neden?...

Trafikteki insan profillerinin oranları bu zaman dilimlerinde değişiyor olabilir mi?

Yoksa sabah ve akşam enerji düşüklüğü mü bunun sebebi?

Cevabı ne olursa olsun, kuralları bu kadar kabul eden kişileri aynı zaman diliminde biraraya getirebildiğimizi biliyorsak, bu dönemler hedef kitlesine uyan ürünler için en doğru sunulma zamanı değil midir?

Bu arada bizim otoyollarımızda fazla billboard da bulunmaz dikkatinizi çekti mi?

Olsa iyi olur(muy)du...(?)

İnsan kaynakları gazetelerin yeni gözdesi mi?

Gazeteler için son zamanlarda İnsan Kaynakları ve Emlak ne kadar önemli oldu farkında mısınız?

Hürriyet, Milliyet ve Sabah’ın her birinin ayrı İK ekleri var. Bunun yanında yine emlak konusunda da ekleri, sayfalarca ilan alanları hatta Milliyet’in bu konuda ciddi anlamda çalışan bir de web sitesi var.

Emlak sektörüne yaklaşmaları normal karşılanabilir. Malum sektör patlamaya hazır bomba durumunda. İnsan Kaynakları neden bu kadar önemli oldu?

Acaba açık pozisyon mu çok ve herkes bu ekleri iş bulmak için mi okuyor... Yoksa bu eklerdeki yazılar mı okunuyor?

Hürriyet gazetesi web sitesinde bu konuda Hürriyet İK nasıl olsun, okuyucular ne istiyor tarzında bir anket düzenledi. Açıkcası cevapları merak ediyorum.

Artık kişisel gelişimi, okumanın önemini, kariyer planlamayı yada firmalardan güncel haberleri daha mı çok önemsiyoruz acaba?

Yada şöyle diyelim... Daha çoğumuz mu acaba bu kavramları önemser oldu(k)?

Seth Godin ve Squidoo'su BETA yayında...

Squidoo.com ‘un bir süredir BETA testleri için seçilmiştim, siteye lensler ekleyip henüz dışarıya kapalıyken karşılaştığımız sorunlarda geri dönüşler verip, yeni özellikleri içinde fikir bildiriyorduk. Bugüne kadar bu konuda bişey yazmamıştım, yazamamıştım.

Şimdi artık söylüyorum, çünkü Squidoo.com kısmen online oldu.

About Turkey” adında bir lensimi bende bugün dışa açtım. Anlayacağınız gibi Türkiye hakkında bir lensi öncelikli olarak paylaşmak istedim.

Eğer www.squidoo.com/aboutturkey adresinden lensimi inceler, ve geliştirmem için önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Squidoo.com da nedir diyorsanız, Seth Godin’in Squidoo’su diyorum ve bu linki okumanızı öneriyorum.

En fazla 1 yıl içinde dünyanın en yüksek ziyaretçi sayılarına sahip olacak olan Squidoo.com’u ilk bilenlerden olma ayrıcalığla tanışın. Hatta biraz inceleyip kendi lensinizi yaratın.

Lens mi ne? Bu linkten onu da öğrenebilirsiniz...

Cumartesi, Kasım 19, 2005

Çalınmayan cep telefonu(!)

Ülkemizde hırsızlık suçları özellikle son dönemlerde yükseliş gösteriyor. Burada politika yapmak için bu konuyu açmıyorum. Farklı bir noktaya parmak basmak istiyorum.

Cep telefonları sanırım hırsızlık suçlarında en çok çalınan ürünlerdir. (istatistiki bilgi sahibi olmasamda öyle tahmin ediyorum)

Peki neden? Taşınması (aslında çalınması) kolay, tabi bir yerlerde unutulması kolay ve elbetteki birçok modeli iyi para ediyor. İşte konu burada!

Yurtdışında insanlar cep telefonu cihazlarına değil, hatlara para öderler. En azından birçok ülkede bu tarz uygulamaları gördüm diyebilirim.

Hatta yine benim gördüğüm uygulamalardan bazılarında $1 (bir dolar) gibi rakamlara cep telefonu sahibi olabilirsiniz. (bedava verenlerde var tabi...)

GSM operatörlerinin asıl amacı bu ülkelerde hattı satmak olduğu için, cep telefonlarını söylediğim gibi ya ücretsiz yada 1-2 dolar civarlarında rakamlara satarlar. Buna karşılık sizden 12 aylık (bazen 24) bir hat sözleşmesi yapmanızı isterler. (Hiçbirimizin 12 aydan önce hattını değiştirdiğini sanmıyorum.)

Türkiye’ye bu hizmet Telsim özelleştirmesi sonunda eğer Vodafone gibi dünya devlerinden biri sektöre girebilirse, büyük olasılıkla 1-2 yıl içinde gelecektir.

Ne mi demeye çalışıyorum?

Cep telefonu piyasası 1-2 dolarlık bir sektör haline gelirse, ne cep telefonu prestiji diye bir konu kalır, ne de bu cihazların ikinci elleri para eder.

Yani ne olur? Cep telefonu hırsızlığında büyük oranda düşüş gözlenir, çünkü çalıntı bir cep telefonu para etmediği sürece hiçbir hırsızın işine yaramaz.

Çalıntı cep telefonlarının ekranında çalıntı olduğuna dair uyarı mesajı göstermek için gerekli altyapıyı kuramadığı için sistemi devreye sokamayanlar acaba bu tarz bir uygulama deneseler başarı sağlayamazlar mı?