Gazeteler için son zamanlarda İnsan Kaynakları ve Emlak ne kadar önemli oldu farkında mısınız?
Hürriyet, Milliyet ve Sabah’ın her birinin ayrı İK ekleri var. Bunun yanında yine emlak konusunda da ekleri, sayfalarca ilan alanları hatta Milliyet’in bu konuda ciddi anlamda çalışan bir de web sitesi var.
Emlak sektörüne yaklaşmaları normal karşılanabilir. Malum sektör patlamaya hazır bomba durumunda. İnsan Kaynakları neden bu kadar önemli oldu?
Acaba açık pozisyon mu çok ve herkes bu ekleri iş bulmak için mi okuyor... Yoksa bu eklerdeki yazılar mı okunuyor?
Hürriyet gazetesi web sitesinde bu konuda Hürriyet İK nasıl olsun, okuyucular ne istiyor tarzında bir anket düzenledi. Açıkcası cevapları merak ediyorum.
Artık kişisel gelişimi, okumanın önemini, kariyer planlamayı yada firmalardan güncel haberleri daha mı çok önemsiyoruz acaba?
Yada şöyle diyelim... Daha çoğumuz mu acaba bu kavramları önemser oldu(k)?
Cuma, Aralık 09, 2005
Seth Godin ve Squidoo'su BETA yayında...
Squidoo.com ‘un bir süredir BETA testleri için seçilmiştim, siteye lensler ekleyip henüz dışarıya kapalıyken karşılaştığımız sorunlarda geri dönüşler verip, yeni özellikleri içinde fikir bildiriyorduk. Bugüne kadar bu konuda bişey yazmamıştım, yazamamıştım.
Şimdi artık söylüyorum, çünkü Squidoo.com kısmen online oldu.
“About Turkey” adında bir lensimi bende bugün dışa açtım. Anlayacağınız gibi Türkiye hakkında bir lensi öncelikli olarak paylaşmak istedim.
Eğer www.squidoo.com/aboutturkey adresinden lensimi inceler, ve geliştirmem için önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Squidoo.com da nedir diyorsanız, Seth Godin’in Squidoo’su diyorum ve bu linki okumanızı öneriyorum.
En fazla 1 yıl içinde dünyanın en yüksek ziyaretçi sayılarına sahip olacak olan Squidoo.com’u ilk bilenlerden olma ayrıcalığla tanışın. Hatta biraz inceleyip kendi lensinizi yaratın.
Lens mi ne? Bu linkten onu da öğrenebilirsiniz...
Şimdi artık söylüyorum, çünkü Squidoo.com kısmen online oldu.
“About Turkey” adında bir lensimi bende bugün dışa açtım. Anlayacağınız gibi Türkiye hakkında bir lensi öncelikli olarak paylaşmak istedim.
Eğer www.squidoo.com/aboutturkey adresinden lensimi inceler, ve geliştirmem için önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Squidoo.com da nedir diyorsanız, Seth Godin’in Squidoo’su diyorum ve bu linki okumanızı öneriyorum.
En fazla 1 yıl içinde dünyanın en yüksek ziyaretçi sayılarına sahip olacak olan Squidoo.com’u ilk bilenlerden olma ayrıcalığla tanışın. Hatta biraz inceleyip kendi lensinizi yaratın.
Lens mi ne? Bu linkten onu da öğrenebilirsiniz...
Cumartesi, Kasım 19, 2005
Çalınmayan cep telefonu(!)
Ülkemizde hırsızlık suçları özellikle son dönemlerde yükseliş gösteriyor. Burada politika yapmak için bu konuyu açmıyorum. Farklı bir noktaya parmak basmak istiyorum.
Cep telefonları sanırım hırsızlık suçlarında en çok çalınan ürünlerdir. (istatistiki bilgi sahibi olmasamda öyle tahmin ediyorum)
Peki neden? Taşınması (aslında çalınması) kolay, tabi bir yerlerde unutulması kolay ve elbetteki birçok modeli iyi para ediyor. İşte konu burada!
Yurtdışında insanlar cep telefonu cihazlarına değil, hatlara para öderler. En azından birçok ülkede bu tarz uygulamaları gördüm diyebilirim.
Hatta yine benim gördüğüm uygulamalardan bazılarında $1 (bir dolar) gibi rakamlara cep telefonu sahibi olabilirsiniz. (bedava verenlerde var tabi...)
GSM operatörlerinin asıl amacı bu ülkelerde hattı satmak olduğu için, cep telefonlarını söylediğim gibi ya ücretsiz yada 1-2 dolar civarlarında rakamlara satarlar. Buna karşılık sizden 12 aylık (bazen 24) bir hat sözleşmesi yapmanızı isterler. (Hiçbirimizin 12 aydan önce hattını değiştirdiğini sanmıyorum.)
Türkiye’ye bu hizmet Telsim özelleştirmesi sonunda eğer Vodafone gibi dünya devlerinden biri sektöre girebilirse, büyük olasılıkla 1-2 yıl içinde gelecektir.
Ne mi demeye çalışıyorum?
Cep telefonu piyasası 1-2 dolarlık bir sektör haline gelirse, ne cep telefonu prestiji diye bir konu kalır, ne de bu cihazların ikinci elleri para eder.
Yani ne olur? Cep telefonu hırsızlığında büyük oranda düşüş gözlenir, çünkü çalıntı bir cep telefonu para etmediği sürece hiçbir hırsızın işine yaramaz.
Çalıntı cep telefonlarının ekranında çalıntı olduğuna dair uyarı mesajı göstermek için gerekli altyapıyı kuramadığı için sistemi devreye sokamayanlar acaba bu tarz bir uygulama deneseler başarı sağlayamazlar mı?
Cep telefonları sanırım hırsızlık suçlarında en çok çalınan ürünlerdir. (istatistiki bilgi sahibi olmasamda öyle tahmin ediyorum)
Peki neden? Taşınması (aslında çalınması) kolay, tabi bir yerlerde unutulması kolay ve elbetteki birçok modeli iyi para ediyor. İşte konu burada!
Yurtdışında insanlar cep telefonu cihazlarına değil, hatlara para öderler. En azından birçok ülkede bu tarz uygulamaları gördüm diyebilirim.
Hatta yine benim gördüğüm uygulamalardan bazılarında $1 (bir dolar) gibi rakamlara cep telefonu sahibi olabilirsiniz. (bedava verenlerde var tabi...)
GSM operatörlerinin asıl amacı bu ülkelerde hattı satmak olduğu için, cep telefonlarını söylediğim gibi ya ücretsiz yada 1-2 dolar civarlarında rakamlara satarlar. Buna karşılık sizden 12 aylık (bazen 24) bir hat sözleşmesi yapmanızı isterler. (Hiçbirimizin 12 aydan önce hattını değiştirdiğini sanmıyorum.)
Türkiye’ye bu hizmet Telsim özelleştirmesi sonunda eğer Vodafone gibi dünya devlerinden biri sektöre girebilirse, büyük olasılıkla 1-2 yıl içinde gelecektir.
Ne mi demeye çalışıyorum?
Cep telefonu piyasası 1-2 dolarlık bir sektör haline gelirse, ne cep telefonu prestiji diye bir konu kalır, ne de bu cihazların ikinci elleri para eder.
Yani ne olur? Cep telefonu hırsızlığında büyük oranda düşüş gözlenir, çünkü çalıntı bir cep telefonu para etmediği sürece hiçbir hırsızın işine yaramaz.
Çalıntı cep telefonlarının ekranında çalıntı olduğuna dair uyarı mesajı göstermek için gerekli altyapıyı kuramadığı için sistemi devreye sokamayanlar acaba bu tarz bir uygulama deneseler başarı sağlayamazlar mı?
10 saat şarj etmek istemiyorum!
Sizde mutlaka son 2 yıl içinde en az bir kere yeni cep telefonu, telsiz telefon yada herhangi şarjlı ürün satın almışsınızdır. Ve eğer kurallara bağlı kalıp, kullanım klavuzunda söylendiği gibi ürününüzü çalışır duruma getirdiyseniz yine mutlaka en az 10 saat şarj etmişsinizdir.
İşte benim anlayamadığım ve ilgili kişilerden cevap beklediğim konu bu!
2005 yılının sonlarına geldik, teknoloji son sürat ilerliyor, taşınabilir neredeyse her türlü ürün hayatlarımıza girdi.
Peki biz neden hala şarjlı ürünlerimizi çalıştırmadan önce 10 ile 24 saat arası kesintisiz şarj etmek zorundayız?
Bu ürünler şarjları hazır satılamıyorlar mı? Mevcut pil teknolojisi hala bazı kısıtlamalardan dolayı ne zaman dolu ne zaman boş olduğunu anlayamıyor diye mi biz kesintisiz şarj yapıyoruz?
Neden biz bu tarz ürünlerde, hala ürünün parası ödendikten en az 10 saat sonra kullanabilir oluyoruz?
Bilen varsa ve beni de bilgilendirirse çok sevinirim.
İletişim için bu link kullanabilirsiniz.
İşte benim anlayamadığım ve ilgili kişilerden cevap beklediğim konu bu!
2005 yılının sonlarına geldik, teknoloji son sürat ilerliyor, taşınabilir neredeyse her türlü ürün hayatlarımıza girdi.
Peki biz neden hala şarjlı ürünlerimizi çalıştırmadan önce 10 ile 24 saat arası kesintisiz şarj etmek zorundayız?
Bu ürünler şarjları hazır satılamıyorlar mı? Mevcut pil teknolojisi hala bazı kısıtlamalardan dolayı ne zaman dolu ne zaman boş olduğunu anlayamıyor diye mi biz kesintisiz şarj yapıyoruz?
Neden biz bu tarz ürünlerde, hala ürünün parası ödendikten en az 10 saat sonra kullanabilir oluyoruz?
Bilen varsa ve beni de bilgilendirirse çok sevinirim.
İletişim için bu link kullanabilirsiniz.
Haydi Technorati.com'a...!
Türkiye'de blog kullanımının hala çok gelişmiş olduğunu söyleyemem. Buna karşın son derece aktif blogger'lar olduğunu da çok iyi biliyorum. Ancak Technorati gibi blog dünyasının nabzını tutan bir sitede hala tag'ler arasında yeterince Türkçe kelime göremiyorum. Bu sebeple herkesi Technorati'ye hesap açmaya ve blog'larını bu siteye tanıtmaya davet ediyorum.
Çok kısa bir üyelikten sonra artık sizin de blog sayfanız ile birlikte tag'leriniz (anahtar kelimeeriniz) bu sayfada yer alabilir olacaktır.
En önemlisi belirli bir sayıda aynı tag'e sahip site üye olursa, bu tag'ler listelenir hale geliyorlar. İşte benim başarmak istediğimde, bu listelenen tag'ler arasında Türkçe kelimeleri görebilmek.
Haydi Technorati.com'a Türkçe tag ekleyelim.
Çok kısa bir üyelikten sonra artık sizin de blog sayfanız ile birlikte tag'leriniz (anahtar kelimeeriniz) bu sayfada yer alabilir olacaktır.
En önemlisi belirli bir sayıda aynı tag'e sahip site üye olursa, bu tag'ler listelenir hale geliyorlar. İşte benim başarmak istediğimde, bu listelenen tag'ler arasında Türkçe kelimeleri görebilmek.
Haydi Technorati.com'a Türkçe tag ekleyelim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)